Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen Kültürel Etkinlikler kapsamında, Prof. Dr. Murat Ak’ın düzenleyiciliğinde "Divan Şiirinde Aşk" konulu bir konferans gerçekleştirildi. TYB Konya Şubesi D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde Karatay Belediyesi katkılarıyla bu hafta düzenlenen etkinliğe konuşmacı olarak Prof. Dr. Cemal Kurnaz katıldı. Programa Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Aksaray Üniversitesi Önceki Rektörü Prof. Dr. Mustafa Acar, Konya Barosu Eski Başkanı Hasip Şenalp, TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, birlik üyeleri ve üniversitelerden çok sayıda akademisyen katıldı.
Asıl Vatanımız Dilimizdir
Konuşmasının başında programın gerçekleştirildiği kütüphaneye adı verilen merhum D. Mehmet Doğan’ı da yâd eden Prof. Dr. Cemal Kurnaz, dil bilinci ile milli kimlik arasındaki sarsılmaz bağa dikkat çekti.
"Dostum Mehmet Doğan’ın adına kurulmuş bir kütüphanede bugün konuşmak benim için çok anlamlı bir nasip oldu. Onun hakkında kaleme aldığım bir yazıda kendisinden 'Türkçeyi savunan kahraman Mehmet Doğan' diye bahsetmiştim. Çünkü kamus namustur ve onun da bir kamusu, sarsılmaz bir dil hassasiyeti vardı. İnsanlar, içine doğdukları dilin kelime ve kavramlarıyla yoğrularak kimlik kazanırlar. İnsan mübarek bir varlıktır ve dünyadaki bütün diller saygıdeğerdir. Eğer altı aylık Türk bir bebeği Amerika’ya götürürseniz, İngilizcenin kelime ve kavramlarıyla büyür ve neticede Amerikalı olur. Dolayısıyla bizi biz yapan, Türk yapan yegane unsur Türkçedir. Bizler Yunus’u dinledikçe, Mevlid’i işittikçe, Âkif’i okudukça Türk oluruz. Bizim asıl vatanımız dilimizdir."
Edebiyattan Halk Kültürüne Aşkın Serüveni
Prof. Dr. Cemal Kurnaz, doğaçlama olarak gelişen sohbetinde klasik Türk edebiyatından halk ozanlarına uzanan geniş bir yelpazede aşk kavramının derinliklerini paylaştı.
"Aşk olmasaydı, aramızdaki her sohbet kuru bir kavgaya dönüşürdü. Bizler Mevlânâ'dan Yunus Emre'ye, Yahya Kemal'den Necip Fazıl'a, Neşet Ertaş'tan Âşık Veysel'e kadar uzanan, kelimelerini aşkla seçmiş devasa bir medeniyet mirasın üzerindeyiz. Şiirimizin kalbi her zaman bu yüce duyguyla çarpmıştır. Divan şiirindeki o derin ve soyut aşk estetiği, halk ozanlarımızın sazında ve sözünde en samimi biçimiyle hayat bulur. Bu topraklarda doğan ve kalıcı olan her edebi eser, aslında aynı büyük aşk havuzundan beslenmektedir."
Âmil Çelebi’nin Vasiyeti ve İlim Aşkı
Konuşmasında akademik hayatın ilkelerine ve ilim yolculuğuna da değinen Kurnaz, Hac esnasında yaşanan tünel faciasında vefat eden hocası Âmil Çelebi’nin kendisine bıraktığı tarihi vasiyeti dinleyicilere aktardı.
"Rahmetli hocam Âmil Çelebi, bugün tüm akademisyenlerin kulağına küpe olması gereken çok kıymetli şartlar sıralamıştı. Bana akademik hayatımın başında, 'Makam peşinde koşmayacaksın, sırf ek ücret alayım düşüncesiyle fazladan derslere girmeyeceksin ve idari yöneticiliklere talip olmayacaksın. Çok çalışacak, ömrünü sadece ilme hizmet etmeye adayacaksın' derdi. Ben de ömrüm boyunca bu vasiyete uygun bir ilim hayatı geçirmeye gayret ettim. Çünkü ilim, her şeyden önce büyük bir aşk işidir. Bizim kültürümüzde aşk olmadan meşk olmaz. İlim meşki de ancak bu adanmışlıkla ve aşkla yürütülebilir."
Programın sonunda, değerli paylaşımları ve etkinliğe katkılarından dolayı Prof. Dr. Cemal Kurnaz’a Katılım Beratı takdim edilerek teşekkür edildi. Katılımcılarla birlikte çekilen toplu hatıra fotoğrafının ardından Prof. Dr. Kurnaz, okurları için kitaplarını imzaladı.