DEĞİŞİME AYAK UYDURAMAYAN DÖKÜLÜR

DEĞİŞİME AYAK UYDURAMAYAN DÖKÜLÜR

Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener, dünyanın baş döndürücü bir hızla değiştiğini kaydederek, "Bu değişeme,...

A+A-

Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener, dünyanın baş döndürücü bir hızla değiştiğini kaydederek, "Bu değişeme, gelişimin ritmine ayak uyduran ayakta kalır, uyduramayanlar ise dökülür" dedi. Şener, küresel aktör olabilmenin sırrını ise iki cümle ile açıkladı: Kurumsallaşma ve insana öne verme.

Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdüllatif Şener, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi'nin düzenlediği programda konuşma yapmak için Konya'ya geldi. TYB Kültür Evi'nin bahçesinde düzenlenen programda Şener, "Küresel Düşünmek" konusunda bilgi verdi.

Yavuz Sultan Selime Göre Dünya Küçük

Küreselleşmeyi üç döneme ayıran Şener, birinci dönemin Amerika'nın keşfi olan 1492 tarihinde başladığını ve 1800'lü yıllara kadar sürdüğünü belirtti. Bu tarihlerde insanların yeni yerler keşfettiğini ifade eden Şener, küreselleşmeyi ilk ortaya atanın Yavuz Sultan Selim olduğunu belirtti. Piri Reis'in çizdiği dünya haritasının Yavuz Sultan Selim'e gösterildiğini ve "Memaliki şahanen padişahım" dendiği aktaran Şener, "Yavuz Sultan Selim, 'dünya bir sultana yetecek kadar küçükmüş" der. Yavuz'un idealinde bütün dünyayı fethetmek vardır" ifadesini kullandı.

Değişime Ayak Uydurmayanlar Dökülür

Küreselleşmede ikinci dönemin 1800'lü yıllar ile 2000 yılı arasında yaşandığına işaret eden Şener, bu dönemde ise teknolojide önemli değişiklikler olduğunu belirtti. Küreselleşmenin üçüncü döneminin ise son 7 yılda yaşandığını belirten Şener, "Bu dönemde dünya çok küçülmüştür. Birinci dönemde, dünya büyükten ortancaya geçti, ikinci dönemde küçüldü, üçüncü dönemde ise minnacık oldu. 19'uncu yüzyıldan 20'inci yüzyıla geçişte sadece tahta sabandan demir sabana geçilmişti. Son on yıldır ise müthiş bir değişim ve gelişim yaşanıyor" dedi. Bu değişimin ritmine ayak uyduranların kalıcı olacağını, ayak uydurmayanların ise döküleceğine vurgu yapan Şener, "Günümüzde bilgi değişimi de hızla artmıştır. Artık, dünyanın herhangi bir yerindeki bir bilgi ışık hızıyla bir başka yere aktarılabiliyor" dedi.

Küreselleşmeden Azami Derece Yararlanmalı

Ayakta durabilmek için de küresel aktör olmak, iyiyi değil en iyinin yapılması gerektiğine vurgu yapan Şener, küresel aktör olmak için de güçlü aktör olunması gerektiğini söyledi. Küreselleşmenin bir olay olduğunu, karşısında veya yanında olmanın bir şey kazandırmayacağının altını çizen Şener, "Elbetti ki küreselleşmenin maliyetleri ve zararları vardır. Önemli olan bu maliyet ve zararları en aza indirmektir. Küreselleşmenin aynı zamanda faydası da var. 'Bu faydalardan azami derede nasıl yararlanabiliriz'i düşünmezi lâzım. Mesela, Konya'nın nüfusu bir milyon, Türkiye'nin nüfusu ise 70 milyon. Bir firma, 1 milyon müşteriyi düşünerek üretim yapsa mı daha çok para kazanır yoksa Türkiye'nin tamamını hedefine alarak üretim yapsa mı kazanır? Elbette ki Türkiye'nin tamamını hedef alırsa çok kazanır. O zaman küresel dünyada hedef kitlemiz bütün dünya olmalıdır. Artık, rekabet bütün dünyada yaşanıyor" diye konuştu.

Büyüme Uluslaarası Ortalama İle Ölçülmeli

Siyasetçilerin yüzde dörtlük, beşlik altılık büyümeyi ele alarak 'bir yılda Gayri Safi Mili Hasılamız (GSMH) şu kadar büyüdü' diye siyaset yaptıklarını kaydeden Şener, "Önemli olan yurt içinde ne kadar büyüdüğün değil, uluslararasında ne kadar büyüdüğündür. Uluslararası ortalamanın üzerinde yüzde 1 büyüme sağlandı ise o ülke geleceği iyi şeyler vaat ediyor, yüzde 1 küçüldü ise oturup düşünmek gerekiyor. Çünkü sadece senin ülkende değil, bütün dünyada büyüme yaşanıyor" ifadesini kullandı.

57 İslam Ülkesi Gsmh'si Abd'nin Beşte Biri

2005 yılında Dünya genelinin toplam GSMH'nın 45 trilyon dolar olduğunu bunun 12,5 trilyon doları ABD, 4.5 trilyon doların Japonya, 2.8 trilyon doların ise Almanya'nın sahip olduğunu kaydeden Şener, "57 tane İslam ülkesinin toplam GSMH miktarı ise 2.7 trilyon dolar. Bu da ABD'nin beşte biri, Japonya'nı neredeyse yarısına denk geliyor. GSMH'si bu kadar büyük olan ABD dünyanın öbür ucundan en ağır silahlarını burnunun dibine getirir kor. Size ise iki at arabasını iki ülkeden atlatılmasına izin verilmez" diye konuştu.

55 Ülkeye İhracatın Zekâtı Kalıyor

2005 yılı dünya genelinde 9 trilyon dolarlık ihracat yapıldığını, 57 İslam ülkesinin toplam ihracat miktarının 770 milyar dolar olduğunu anlatan Abdüllatif Şener, "Bunun yaklaşık 400 milyar doları doğalgaz ve petrolden elde ediliyor. Bunu çıkardığınız zaman geriye sadece 370 milyar dolar kalıyor. Türkiye ile Malezya'nın toplam 200 milyar dolar olduğunu düşünürsek geri kalan 55 İslam ülkesinin dünyanın toplam ihracatının yüzde 2,5'unu, yani 40'ta birini alıyor. Demek ki toplam ihracattın İslam ülkelerine sadece zekâtı kalıyor" ifadesine yer verdi.

küresel aktör olmanın iki sırrı ne?

Küresel olabilmek için kurumsallaşmaya, insana önem verilmesi gerektiğini belirten Şener, öncelikle içerdeki çatırtının bitirilmesi ve kurumların çatışma yerine işbirliğine gitmesi gerektiğini dile getirdi. Eş, dost, partiliden çok, liyakatli insanların göreve getirilmesiyle ancak küresel aktör olunabilineceğini kaydeden Abdüllatif Şener sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz ayetleri ve hadisleri iyi okuruz da birazcık sanki içini oyarak okuyoruz. Göreve senin adamın benim adamım yerine liyakatli insanları getirirsek geleceğe umutlu bakabiliriz. Yoksa X partisinde görevi hırsıza verirseniz belki o kişi partisinin oylarını iki katına çıkartır, ama küresel aktör olunmaz. Toplumsal kültürümüzü iyiye pirim veren, kötüye pirim vermeyen şekline dönüştürmek için mücadele etmek durumundayız. İkinci olarak ise insana değer vermeliyiz. Hep Osmanlı ile övünürüz de onun yaptığını yapmayız. Mevlanalar, Hacı Bektaşi Veliler, Hacı Bayramı Veliler, Yunus Emreler hep insanı sevmeyi öğütlemişlerdir."
Mustafa Akgül-Hakimiyet

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.